Close Menu

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Apple, MacBook Air serisini M5 ve Wi-Fi 7 ile yeniledi.

    Mart 6, 2026

    Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya dışişleri bakanları Berlin’de ilişkileri görüştü.

    Mart 5, 2026

    Apple, M5 Pro ve M5 Max MacBook Pro serisini piyasaya sürdü.

    Mart 5, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Finans GelişimiFinans Gelişimi
    • Eğlence
    • Haberler
    • İşletme
    • Lüks
    • Otomotiv
    • Sağlık
    • Seyahat
    • Spor
    • Teknoloji
    • Yaşam tarzı
    Finans GelişimiFinans Gelişimi
    Ana sayfa » Ekolojik Tehdit Raporu 2025: Aşırı Yağış-Kuraklık Döngüleri Yeni Çatışma Katalizörü Olarak Ortaya Çıkıyor
    ACCESS Newswire

    Ekolojik Tehdit Raporu 2025: Aşırı Yağış-Kuraklık Döngüleri Yeni Çatışma Katalizörü Olarak Ortaya Çıkıyor

    Ekim 29, 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr WhatsApp VKontakte Email

    Approximately 2 billion people – one quarter of humanity – now live in regions experiencing moderate to severe increases in seasonality

    LONDRA, BİRLEŞİK KRALLIK / ACCESS Newswire / 29 Ekim 2025 -Ekonomi ve Barış Enstitüsü (IEP) tarafından yayımlanan yeni araştırma, değişen yağış modellerinin dünya genelinde çatışma risklerini önemli ölçüde artırdığını ortaya koyuyor. Bugün açıklanan Ekolojik Tehdit Raporu 2025 (ETR), yağışların yıl içinde daha az aya yoğunlaştığı bölgelerde, daha dengeli dağıldığı bölgelere kıyasla çatışma kaynaklı ölüm oranlarının belirgin şekilde daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

    Ecological Threat Report 2025
    Ecological Threat Report 2025
    Analysing Ecological Threats, Resilience & Peace

    Temel Bulgular

    • Yağışlı ve kurak mevsimlerin giderek daha aşırı hale geldiği bölgelerde, çatışmaya bağlı ölümler diğer bölgelere göre ortalama dört kat daha fazla.
    • 2024 yılında, 163 ülkede doğal afetler 45 milyon kısa vadeli iç göçe yol açarak, 2008’den bu yana kaydedilen en yüksek sayıya ulaştı.
    • Amazon’un batı kesimlerini de içeren Batı Brezilya, dünyadaki en keskin ekolojik tehdit artışlarından birini yaşadı. Bölgedeki sıcaklıklar küresel ortalamanın iki katı hızla artarken, bu durum kuraklık ve orman yangınlarını tetikledi.
    • Sahra Altı Afrika, dünyanın en ciddi ekolojik baskılarını yaşıyor; Nijer, en kötü ETR skoruna sahip ülke olarak öne çıktı.
    • Orta ve Batı Avrupa, 2019’daki olağandışı kurak iklim koşullarının ardından genel olarak normale dönüşü temsil eden önemli iyileşmeler kaydetti.
    • Su savaşlarına dair endişelere rağmen, modern çağda sadece su nedeniyle çıkan devletler arası bir savaş yaşanmadı. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana, en az 157 uluslararası tatlı su antlaşması imzalandı ve bu antlaşmalar ülkeler arası iş birliği için örnek teşkil ediyor.
    • Bu yaklaşım, nükleer caydırıcılık modeline benzetiliyor: her iki durumda da, yıkım tehdidi pragmatik iş birliğini teşvik ediyor. Su tedarikinin yok olması, toplumsal çöküşü beraberinde getirebilir.

    Yaklaşık 2 milyar insan, mevsimsellikte orta ila ciddi düzeyde artış görülen bölgelerde yaşıyor. Yağışlı mevsimler daha kısa ve yoğun hale gelirken, kurak dönemler daha uzun ve şiddetli oluyor. Bu değişimler, tarımsal döngüleri bozuyor ve geçimini mevsimsel yağışlara dayandıran milyarlarca insan için belirsizliği artırıyor.

    ETR, 172 ülke ve bölgedeki 3.125 alt-bölgeyi kapsıyor ve dünya nüfusunun %99’undan fazlasını temsil ediyor. 2019-2024 arasında 96 ülkede skorlar kötüleşirken, 74 ülkede iyileşme kaydedildi.

    Sahra Altı Afrika Çoklu Kırılma Noktalarına Yaklaşıyor

    Sahra Altı Afrika’da çatışma riski, mevsimsellikteki artışın hızlı nüfus büyümesiyle birleşmesi durumunda keskin şekilde yükseliyor. Belirsiz yağışlar tarımsal stresi tetiklerken, demografik baskılarla birleştiğinde toprak, su ve gıda üzerindeki rekabet hızla yoğunlaşıyor. Zayıf yönetişim ve çözülememiş toplumsal kırgınlıkların olduğu bölgelerde bu bileşim patlamaya hazır bir karışım haline geliyor.

    Doğu Afrika’daki Karamoja Kümesi bu durumu örnekliyor. Toplam yağış nispeten sabit kalsa da zamanlaması daha öngörülemez hale geldi; bu da hem kuraklık hem taşkın risklerini artırarak daha fazla çatışmaya yol açtı. Ekili arazilerin yalnızca %2’sinin sulandığı bölgede (küresel ortalama %20), topluluklar bu şoklara son derece açık durumda. 2019’dan bu yana artan yağış mevsimselliği, yıllar süren görece barışın ardından pastoralist şiddetinde yeniden yükselişle çakıştı.

    Raporla ilgili değerlendirmede bulunan Ekonomi ve Barış Enstitüsünün Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Steve Killelea AM, “Yağış mevsimselliği giderek güçlü bir çatışma katalizörüne dönüşüyor. Yağışlar az sayıda aya yoğunlaştıkça, çatışma kaynaklı ölümler keskin biçimde artıyor. Sahra Altı Afrika’da hızlı nüfus artışı bu etkiyi büyütüyor ve öngörülemez mevsimleri toprak, su ve gıda için rekabete dönüştürüyor. Sorun su kıtlığı değil; onu yakalayamamak ve dağıtamamak. Sahra Altı Afrika’daki tarım arazilerinin yalnızca %2’si sulanıyor; bu oran küresel ortalamada %20.” şeklinde konuştu.

    Su Eşitsizliği ve Altyapı Açığı

    Dünyanın yenilenebilir tatlı su kaynakları sınırlı ve giderek daha eşitsiz dağılıyor. 295 alt-bölge çok yüksek su riski, 780 alt-bölge ise yüksek su riski altında; bu da yaklaşık 1,9 milyar insanı etkiliyor.

    Yüksek gelirli ülkeler 2000 yılından bu yana kişi başına su kullanımını yaklaşık üçte bir oranında azaltırken; düşük gelirli ülkelerde nüfus artışı, toplam su çekimini artırıyor ve kişi başına düşen su miktarını düşürüyor.

    Sahra Altı Afrika’daki kişi başına su kullanımı, 2000’deki 113 metreküpten 2022’de 89 metreküpe gerileyerek küresel ortalamanın beşte birinin altına düştü. Sonuç: sınırlı su kaynakları üzerindeki baskı artarken, çiftlikler, sanayi ve haneler arasındaki rekabet yoğunlaşıyor ve çatışma riski büyüyor.

    Sahra Altı Afrika, dünyanın en düşük sulama oranlarına sahip bölge. 34 milyon hektarlık araziyi sulamak, bölgenin yıllık yenilenebilir su kaynaklarının yalnızca %6’sını gerektiriyor.

    Bu konuda değerlendirmede bulunan Steve Killelea, “COP30, sürdürülebilirlik ve barış için temel teşkil eden iklime dayanıklı su sistemlerine yatırım önceliği vermelidir. Nasıl nükleer antlaşmalar yok oluş riskini azalttıysa, su konusunda uluslararası iş birliği de ekolojik çöküş riskini azaltabilir. Her iki örnek de hayatta kalmanın üstünlükten çok ortak sorumluluğa bağlı olduğunu gösteriyor.” dedi.

    Devletlerarası Su İş Birliği

    Popüler söylemler, özellikle sınır aşan nehir ve göl havzalarında yaklaşan “su savaşları”na dikkat çekmişti. Ancak ETR verileri bunun doğru olmadığını gösteriyor. Paylaşılan nehirler üzerinde anlaşmazlıklar yaşansa da modern çağda su yüzünden çıkmış bir savaş yok.

    Bu durum, başarılı devletlerarası su iş birliği modellerinin önemini artırıyor. Çatışmaların arttığı bir çağda, devletlerin neden su paylaşımı konusunda bu kadar başarılı olduklarını anlamak, gelecekteki çatışmaların önlenmesi için yol haritası sunabilir.

    Hindistan ve Pakistan’ın paylaştığı İndus Nehri Havzası, buna örnek teşkil ediyor. Siyasi gerilimlere, askerî tansiyona ve tekrarlayan krizlere rağmen, su paylaşımı sürüyor. Su anlaşmaları, ülkeleri kısa vadeli politik çekişmelerin ötesine bakmaya, uzun vadeli ortak çıkarlara yönelmeye teşvik ediyor.

    Bölgesel Analiz

    Sahra Altı Afrika hâlâ dünyanın en şiddetli ekolojik baskılarını yaşıyor. Ancak Lesotho, Ruanda, Eritre ve Esvatini gibi bazı güney ve doğu Afrika ülkeleri, yağış koşullarındaki iyileşmeyle son beş yılda su risklerinde belirgin azalma kaydetti.

    Buna karşılık, Tunus, Fas ve Cezayir gibi kuzeybatı Afrika ülkeleri, aynı dönemde ETR skorlarında en büyük bozulmayı yaşadı; 2019’daki olağandışı olumlu iklim koşulları, artan kuraklık ve sıcaklıklarla tersine döndü.

    Orta ve Batı Avrupa, 2019’daki aşırı kuraklığın ardından normale dönüşü temsil eden dikkat çekici iyileşmeler kaydetti.

    İletişim Bilgileri

    Mike Koslowski
    Kıdemli İletişim Danışmanı, Ekonomi ve Barış Enstitüsü
    mkoslowski@economicsandpeace.org
    +61 418 410 531

    KAYNAK: Ekonomi ve Barış Enstitüsü

    SOURCE: Institute for Economics & Peace

    Related Images

    İlgili Mesajlar

    GA-ASI and Barzan Holdings Sign MOU

    Ocak 20, 2026

    GA-ASI, MQ-20 Avenger® Kullanarak Otonom Hava Önlemede Yeni Bir Başarı Sağladı

    Ocak 20, 2026

    AGFA HealthCare, ECR 2026’da Yeni Görüntüleme İnovasyonlarını Tanıtıyor

    Ocak 15, 2026

    GA-ASI ve ABD Donanması, MQ-9B SeaGuardian® İçin Genişletilmiş Sonobuoy Bırakma Sistemini Test Etti

    Ocak 14, 2026
    Son Haberler

    Apple, MacBook Air serisini M5 ve Wi-Fi 7 ile yeniledi.

    Mart 6, 2026

    Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya dışişleri bakanları Berlin’de ilişkileri görüştü.

    Mart 5, 2026

    Apple, M5 Pro ve M5 Max MacBook Pro serisini piyasaya sürdü.

    Mart 5, 2026

    Çin’de Şubat ayında tatillerin üretimde düşüşe yol açmasıyla fabrika PMI endeksi geriledi.

    Mart 4, 2026

    Samsung Hindistan, Galaxy S26 serisi için ön siparişleri açtı.

    Mart 3, 2026

    Hindistan ve Kanada, ticaret ve uranyum anlaşmasıyla ilişkilerini yeniden başlattı.

    Mart 2, 2026

    Exus Renewables, Masdar Portugal rüzgar enerjisi şirketinin %60 hissesini satın alacak.

    Şubat 28, 2026

    Asya’nın payı, 2025’te Dubai’nin çokuluslu şirketler topluluğuna katılımının neredeyse yarısını oluşturacak.

    Şubat 27, 2026

    Air Arabia, 1 Temmuz’dan itibaren Şarjah-Roma arasında günlük uçuşlara başlayacak.

    Şubat 27, 2026
    © 2024 Finans Gelişimi | Her hakkı saklıdır
    • Ana Sayfa
    • Bize Ulaşın

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.